Bursa Hakkinda

Gölleri, ırmakları, dağları, şifalı termal suları, büyük ve verimli ovaları ve özellikle zengin bitki örtüsü ile doğa harikası bir şehir olan Bursa, Anadolu yarım adasının kuzey batısında, Uludağ'ın kuzey batı eteklerinde ve Marmara Denizi'nin güney doğusunda yer alır.

Modern bir kent özelliğini taşıyan ve Tanrının bahşettiği doğal güzelliklerle yetinmeyip sanayi ve teknolojisini dünyanın ileri ülkeleriyle eşit düzeye yükselten Bursa, 2.5 milyona yaklaşan nüfusuyla Türkiye'nin 4. büyük kentidir.

Doğuda Bilecik, Adapazarı, kuzeyde İzmit, Yalova, İstanbul ve Marmara Denizi, güneyde Eskişehir, Kütahya, batıda ise Balıkesir illeriyle çevrili olan Bursa; Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin mekansal ve mimari özelliklerini günümüze taşıyan bir kültür ve tarih kentidir aynı zamanda.

Bizans ve Osmanlı döneminin eşsiz eserlerinin zenginliği ile göz kamaştıran Bursa, "kültürel turizm potansiyeli" açısından İstanbul'dan sonra Türkiye'nin en önemli turizm kentlerinden biridir.

Bağrında 27 arkeolojik, 3 kentsel ve 1 doğal SİT alanı; 2000'nin üzerinde korunması gereken kültürel, tarihi ve anıtsal yapı barındıran Bursa, hemen yanı başındaki Uludağ ile Türkiye'nin en büyük kış ve doğa sporları merkezidir.

"Modern kentleşme" anlayışı ile yeniden inşa edilen Bursa; "yeşil çinilere sinen Kur'an sesiyle", "Hıristiyan azizlerinin ilahisiyle", "Emirsultan erguvanlarıyla", "keşişlerin ve dervişlerin kerametleriyle" Türkiye'nin manevi başkentidir... Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapmış olan bu kent, sınırları içindeki "İznik" şehri ile de Hıristiyanlık âlemi için Vatikan ve Kudüs'ten sonra en önemli üçüncü kutsal merkeze ev sahipliği yapmaktadır. Ve Uludağ, diğer adıyla Olympos Dağı, Hıristiyan keşişlerinin inzivâya çekildikleri bir yerleşim birimi olarak bilinmektedir.

11.043 km²'lik bir alanı kapsayan Bursa, özellikle Osmanlı başkenti olduğu dönemde hızla gelişmiştir. Adeta Asya'nın batıya açılan kapısı konumundaki "Tarihi İpek yolu" güzergâhındaki Bursa, 15. yüzyılda dünyanın başlıca ticaret, sanayi ve kültür kentlerinden biri haline gelmiştir. Nitekim o dönemde kent nüfusunun 100 bini geçtiği görülmektedir.

Roma ve Bizans döneminde olduğu gibi Osmanlılarda da saray entrikalarından usanmış aydınların başlarını dinleyebileceği bir "inziva yeri" olan Bursa, bu yönüyle bir "sürgün" ve "göçmen kenti"dir de. Bu özelliklerinden dolayı aynı zamanda bir "hoşgörü diyarı"dır Bursa...

Doğal zenginlikler, yeşil doku; yaşları 100 ila 600 arasında değişen 833 anıt ağaç ve şifalı kaplıcalar gibi özelliklere sahip olmasından dolayı "Yeşil Bursa" olarak ün salan bu tarihi kent, günümüzde olduğu gibi geçmişte de birçok gezginin ve tarihçinin ilgisini çekmiştir.

1840'lı yıllarda Bursa'ya gelen Dr. Bernard, Bursa'yı şöyle anlatıyor: "Bursa, doğanın en hoş güzelliklerini sunduğu bir köşedir. İlkbaharın tazeliği ve yeşilliği, kır ve ovalarının hoşluğu, su ve havasının güzelliği insana neşe verir. Güneşin sıcaklığı karlı dağların serinliğiyle ılıklaşır. Dağ eteklerinden akan sularla kırlar ve ovalar yıkandığı için havası çok tatlıdır."

Richard Pockocke de Bursa'da gördüğü manzarayı şöyle betimliyordu: "Ağaç ve dut ağaçlarından oluşan bu karışım, dünyanın en güzel görüntüsünü oluşturuyor."

Carsten Niebuhr'a göre ise, "Bursa'ya doğru önünüzde verimli ovayı kucaklayan harikulade bir manzara göze çarpar."
Ida Preiffer de, doyulmaz bir güzellik içinde olduğunu düşündüğü manzara karşısında şu itirafı yapar: "Böyle güzel görüntüleri bir de İsviçre'de görmüştüm."

Alexander von Warsberc Bursa için şu satırları yazıyor: "Her yanı sarmaşıklar kaplamış, zamanın ve zorbalığın açtığı yaraları sanki bu canlı yeşillik örtüyor. Kaya duvarların neresinden bir toprak parçası fışkırmışsa orada bir gül çıkmış, defneler yeşermiş, bahçeler üremiş."

George William'a göre Bursa, gidenler için her adımı birbirinden daha cazip bir kent: "Kent servi ağaçlarıyla dolu bir ovadan yükselir. Bağlıklar, incir ağaçları, karadutlar ve hemen her ağacın yanından her fidanın arasından bembeyaz şirin minareler yükselir. Bunların hemen üstünde ise Uludağ, uçurumlarıyla bir abidedir sanki. Anadolu'nun bu tanıdık göğünde, bu nefis gün batışı altında yolumuza devam ederken, karadut ve servilerin renk senfonisi gökyüzünün bin bir rengini damıtırlarken, kayalıklar solan ışıklar altında her dakika daha bir pembeleşiyordu. Her şey bütünüyle Şark, her şey tümüyle büyüleyici."

Ekrem Reşit Rey'in Cumhuriyetin ilk yıllarında çizdiği Bursa manzarası da farklı değildir: "İlkbaharda (her yer) öyle bir yeşil ki, misli yoktur. Adeta parıldar. En açık yeşilden en koyusuna kadar gider, karışır ve harikulade bir levha arz eder. Bursa'ya gelir gelmez, yolcu kendisini bir kaç asır geride hisseder. En ufak bir rüzgarda hışırdayan bu nebati nehir hakiki bir nehirden daha hassastır."

Miss Pardoe'nın Bursa'da gördükleri daha da güzeldir: "Hiç böyle güzel bir kentten geçmemiştim. Sonsuz bir biçimde uzanan ovalar, dev gibi ağaçların eteklerine yayılmışlardı. Portekiz hakkında yazdığım küçük eserimde, oradaki yabani çiçeklerin güzelliğini anlatmıştım. Ancak burada, Anadolu yabani çiçeklerinin onları da geçtiğini anladım. Güzel çiçek fidanları, tanımsız kokulu otlar, her renk çiçek açmış ağaçlar hep yolumuzun üzerinde sıralanmışlardı. Ortası altın sarısı benekli leylak rengi laden ağaçları, kokulu kozası ile kar gibi beyaz kına ağaçları, yabani hatmi çiçeği, Avrupa'dakiler kadar saydam ve çeşitli renkte çadır çiçeği, soluk pembe ve beyaz yapraklı ebegümeci çiçeği, gök mavisi renginde ve kır papatyası büyüklüğünde firuze çiçeği, yolun yanındaki kayalıkların arasından fırlayan ve kötülükle savaşan iyilik gibi kayalıklarla çelişki içinde, olduğundan iki kat daha güzel gözüken arı kovanı çiçeği, her yaprağı sürekli olarak titrediğinden kaynanadili denilen parlak sarı bir çiçek, mis gibi kokulu eflatun renkli nişasta çiçeği, yabani güller, hanımeli ve hepsinden üstün Avrupa'da yetiştirildiğinden biraz küçük, ama soluk pembe rengini ve güzelliğini olduğu gibi koruyan aşk çiçeği ve tanımadığımız daha birçok çiçekler kırları, yolları doldurmuşlardı. Kelebekler küçüktüler. Renkleri koyuydu ve pek çoktular. Çevremizi saran kuşların türleri de değişikti."

Von Moltke de, açık yeşil yaprakları göz alabildiğine her yanı kaplayan bereketli bir ova olarak betimlediği Bursa Ovası için, şunları yazar: "Tablonun ön tarafı ne kadar cana yakınsa, uzaklarının görünüşü de o kadar muhteşem. Çiçekteki üzümler havayı kuvvetli bir muhabbet çiçeği kokusuyla dolduruyor, buna alabildiğine yetişip azmış hanımelleriyle adını bilmediğim sarı bir çiçek de yardım ediyor. Osmanlı hükümdarlarının her iki başkentinden hangisinin, eskisinin mi, yoksa yenisinin mi, Bursa'nın mı, İstanbul'un mu yerinin daha güzel olduğunu kestirmek gerçekten çok güçtür. İnsanı büyüleyen şey, orada deniz burada karadır. Birinde tablo mavilerle ötekinde yeşillerle işlenmiştir. Asmalar muazzam ağaç gövdelerine sarılır ve dallara asılır. Oradan da tekrar yere sarkar. Beri yandan hanımelleri ve çiçekli sarmaşıklar da asmaların üzerine atılır. Spreewald'e bakan Lübenau kulesinden başka hiçbir yerde bu kadar geniş, bu kadar baştan aşağı yeşil manzara seyretmedim. Üstelik burada daha zengin bir bitki alemiyle bir ovayı sınırlandıran muhteşem dağlar da var."

Aslında "Bursa'yı anlatmak, daha doğrusu yazmak Tanpınar'ın tekelindedir". Bir Türk şairi ve edebiyatçısı olan Ahmet Hamdi Tanpınar'ın yazılarında, şiirlerinde Bursa'nın tüm güzelliklerini bulmak mümkündür. Onun şiirsel anlatımıyla "Bursa'da Zaman" eşsizdir. Onun içindir ki "Tanpınar'sız "Bursa Kitabı" yazılamaz diyor ve onun mısralarıyla Bursa'nın manevi havasını teneffüs ederek sizleri "Uygarlıklar Geçidi Bursa" ile baş başa bırakıyoruz.

Yeşil Türbesini gezdik dün akşam,
Duyduk bir musikî gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kur'an sesini...

Üreten Bursa

Bugün, sanayi tesislerinin sayısı, kurulu güç kapasitesi miktarı itibariyle, "Türkiye'nin Sanayi Üssü" durumunda olan Bursa'dan, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) kanalıyla gerçekleşen ihracatta, sanayi ürünlerinin payı % 93,95 seviyesindedir. Bugün başta tekstil, otomotiv, makine, gıda ve deri sanayi olmak üzere, pek çok imalat sektörü, Bursa'nın sanayi ve ticaret hayatında önemli etkinlikler meydana getirmektedir.
Bursa ekonomisinin bu etkin güce kavuşmasında, Bursa'daki Organize Sanayi Bölgeleri'nin çok büyük rolü bulunmaktadır. Bursa sınırları içinde Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu çerçevesinde tüzel kişilik sıfatını kazanmış 8 adet Organize Sanayi Bölgesi (OSB) bulunmaktadır. Ayrıca OSB alanı olarak ilan edilmesi için kuruluş çalışmaları devam eden 3 alan daha mevcuttur.
Mutlak değer olarak ifade edildiğinde yaratılan katma değer sıralamasında Bursa; İstanbul, Kocaeli ve İzmir'den sonra dördüncü sırada yer almaktadır. Sahip olunan toplam çeviri güç kapasitesinde Bursa; İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Zonguldak'tan sonra 5. sırada, Türkiye genelinde sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında ise İstanbul, Ankara, İzmir ve Kocaeli'nden sonra 5. sıradadır. Bursa çalışan insan ve işyeri sayısı bakımından da İstanbul ve İzmir'den sonra 3. sırada yer almaktadır.
DİE tarafından tüm Türkiye için yaklaşık 300 milyar dolar olarak açıklanan milli gelirin, 12 milyar dolarlık kısmını Bursa karşılamıştır.
Türkiye toplam ihracatının beşte birini gerçekleştiren Bursa, ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayan illerin başında gelmektedir. Bursa bilhassa tekstil ve otomotiv endüstrisi bakımından ülke ihracatının omurgasını oluşturmaktadır.

İpek gibi Bursa

(Tekstil Sanayi)
Bursa'nın, Bizans ve daha sonra Osmanlı dönemlerinde ipek ipliği üretimine dayalı ekonomik kimliği, 19. yüzyılın sonlarına değin sürmüş; Bursa'da ipekçilik en önemli sanayi kolu olma özelliğini korumuştur. Üretilen doğal ipek, yurtdışına satılmıştır. 20. yüzyılın başlarında ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında, ilk makineli ipek ipliği ve dokuma fabrikaları kurulmuştur. Hemen tümüyle dokuma, bir ölçüde de gıda sanayinde uzmanlaşan Bursa ekonomisinin asıl atılımı, 60'ların ortalarından başlayarak gerçekleşmiştir. Kimya dalında sentetik iplik üreten fabrikalar, taşıt araçları dalında otomobil fabrikaları ve otomotiv yan sanayi, gıda dalında konserve ve meyve suyu fabrikaları, dokuma dalında tam entegre modern fabrikalar kurulmuş ve Bursa 70'lerin sonuna değin hızla gelişmiştir.

Bursa tekstil sanayinde, iplik hammaddesinden konfeksiyon üretimine kadar çok geniş bir ürün yelpazesi, bu sektörün kapsamına girmektedir. Tekstil sektöründe faaliyet gösteren yaklaşık 8000 işyeri vardır. Bu sektördeki çalışan sayısı, yaklaşık 60 bindir. Türkiye'de kurulu 11 sentetik iplik fabrikasından 8'i Bursa'da bulunmaktadır. Sentetik iplik üretim kapasitesi bakımından Bursa, Türkiye'nin toplam kapasitesinin yüzde 75'ine sahiptir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında ilk makineli filatür ve dokuma fabrikaları kuruldu. 1950'lerde birkaç tezgâhlı ve küçük ölçekli dokuma işletmeleri hızla yaygınlaşmıştır. Bu yıllarda ilerde otomotiv yan sanayine dönüşecek iş yerleri kurulmaya başlanmıştır. 60'larda uygulanan ithal ikameci ve korumacı politikalardan ilde sanayi atılımı gerçekleşti. Kimya dalında sentetik iplik üreten fabrikalar, taşıt araçları dalında otomobil fabrikaları ve otomotiv yan sanayi, gıda dalında konserve ve meyve suyu fabrikaları, dokuma dalında tam entegre modern fabrikalar bu dönemde kuruldu ve 70'lerin sonuna değin hızla gelişti. 80'lerin başında ise bir sanayi bunalımı yaşandı.

Cumhuriyetin ilanından sonra Bursa'nın ekonomik yapısında önemli gelişmeler kaydedilmeye başlanmıştır. 1938 yılında kurulan Merinos Fabrikası, Bursa'nın dokuma sanayinin merkezi olmasının bir tescilidir. Aynı yıllarda tabii ipek tüketimine destek olmak üzere kurulan Gemlik Suni İpek Fabrikası da Bursa ekonomisinde önemli bir etkinliğe sahip olmuştur.

1924'te filatür fabrikalarında 1.500 işçi çalışmaktaydı. İşçilerin %48'i yabancıların işletmelerinde, % 28'i azınlıkların, % 24'ü de Türk sanayicilerin fabrikalarında çalışmaktaydı. 1933 yılında Sümerbank'ça kurulacak fabrikaların ikisinin adresi Bursa'ydı. 1935'te temeli atılan Merinos Yünlü Fabrikası ile Suni İpek Fabrikası 1938'de üretime geçti.

Tekstil sektörü yapısal bakımdan Bursa'da ihracatın omurgasını oluşturmaktadır. Özellikle suni ve sentetik dokuma üretimi, Bursa'da toplam üretimin, ihracatın ve istihdamın en büyük bölümünü oluşturmaktadır. Bursa'da toplam katma değerin %25'ten fazlası bu sektörde yaratılmaktadır. Türkiye'de kurulu 11 adet sentetik iplik fabrikasının 8'i Bursa'dadır. Sentetik iplik üretim kapasitesi itibariyle Bursa, Türkiye'nin toplam kapasitesi içinde önemli bir paya sahiptir. Dünyada bu kadar iplik fabrikasının bir arada bulunduğu ender bir bölgedir.

Bursa'da dokumacılıkla birlikte, çeşitli pamuk ipliği, naylon iplik, polyester iplik, yün ipliği, dikiş ve nakış ipliği gibi, başta dokuma sanayi olmak üzere, çeşitli sektörlerde kullanılan iplikler üretilmektedir. Türkiye'de üretilen floş ipliğinin yüzde 75'i Bursa kaynaklıdır.2001 yıllında BTSO kanalıyla yapılan toplam sanayi ürünleri ihracatı içinde tekstilin payı % 28,06 iken, 2004 yılında % 20'ye düşmüştür.

Araba tarihini yazan şehir

(Otomotiv Sanayi)
Bursa'da diğer önemli sanayi dalları, otomobil ve çeşitli yedek parça üretimini içeren otomotiv endüstrisidir. Bugün Bursa'da iki adedi binek tipi otomobil, bir adedi de minibüs, az sayıda kamyonet üretiminin gerçekleştirildiği üç adet otomobil fabrikası mevcuttur. Otomobil Sanayicileri Derneği'nin verilerine göre bu üç fabrikada 2004 yılı itibariyle Türkiye'nin toplam binek otomobil üretiminin yaklaşık % 60'ı toplam minibüs üretiminin %5,29'u, toplam midibüs üretiminin %38'i yapılmıştır. Otomobil üretim fabrikalarında yaklaşık 9.000 kişi çalışmaktadır. Bursa, otomotiv endüstrisinde Türkiye'nin en büyüğü durumundadır.
Bursa'da motorlu kara taşıtları için çok sayıda parça ve aksesuar imalatı yapılmaktadır. Bursa'da imalat sanayi içerisinde, gerek üretim çeşitleri ve gerekse de üretim miktarları açısından en geniş faaliyet alanına sahip sektör otomotivdir. Bugün itibariyle Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'na kayıtlı ana otomotiv ve yan sanayi firma sayısı, 47'si şahıs, 424'ü şirket olmak üzere toplam 471'dir.
Bursa'da sanayiye yön veren bir başka önemli sektör ise, makine imalat sanayidir. Makine sanayisinde faaliyette bulunan kuruluşların çoğu, döküm ameliyesinden, nihai kullanım safhasına kadar geniş bir işlem sürecine sahip bulunmaktadır.

Yine Bursa sanayisi açısından özel önem taşıyan bir başka sektör, gıda endüstrisidir. Bursa'da gıda endüstrisine ilişkin hemen her dalda faaliyet gösteren firmalar mevcuttur. Özellikle meyve suyu, alkolsüz içki, konserve, konsantre salça üretiminde Bursa'da mevcut kapasiteler, Türkiye genelinde önemli paya sahiptir.

Bursa'nın imalat sanayisi içerisinde, ülke ekonomisi açısından önem teşkil eden daha pek çok sektör, belirli ağırlıklara sahip bulunmaktadır. Bunlar içinde kimya, deri, konfeksiyon, demir çelik, metal ana sanayi, çimento, madeni eşya, mobilya, inşaat taahhüt sektörleri en önemlilerindendir.

Her ürünün ekilebildiği bir coğrafya
(Tarımsal Yapı)
Tanzimat ile birlikte mülkiyet hakkının sağlanmasıyla devlete ait topraklar kişisel mülkiyete geçmeye başlamıştır. Bursa'da tarımsal faaliyetler içinde en büyük yeri kuşkusuz tahıl üretimi oluşturmaktaydı. Tahıllar, bugünkü Cumhuriyet Caddesi altında bulunan Tahıl Pazarı'nda satılırdı.
Bursa Ovası, Uludağ'ın eteğinde geniş ve verimli bir ovadır. Ancak 30'lu yıllara kadar ova büyük ölçüde bataklık idi. Bu nedenle ovada eskiden, büyük ölçüde koyun, sığır ve manda bakıcılığı ile pirinç ekimi yapılmaktaydı. Bursa ve çevresinde önceleri sadece çeşitli tahıllar ile çok az meyve yetiştiriciliği, kıyı bölgelerde ise balıkçılık yaygın bir şekilde yapılmaktaydı. Karacabey ve M. Kemalpaşa bölgesinde de sığır ve koyun bakıcılığı önem kazanmaktaydı. Karacabey Harası, o dönemde yoğun bir biçimde merinos koyunları yetiştirmekteydi. Hatta Tanzimat döneminde Bursa yakınlarındaki bir çiftliğe 15.000 merinos koyunu yerleştirilip çoğaltılmış, daha sonra da köylüye dağıtılmıştır.

Bursa ili, toplam 965 bin hektar alana sahiptir. Bu alanın 368 bin hektarını tarım yapılan kültür arazisi oluşturmaktadır. Bursa'da bugün hemen her türlü tarım ürünü yetiştirilmektedir. Bursa'nın genel arazi dağılımı ise şöyledir: Tarım alanı 368 bin, orman ve fundalık 445 bin, çayır-mera 42 bin, tarım dışı alan 92 bin ve su yüzeyi 6 bin hektar. Kültür arazisinin kullanım durumu ise şöyledir: Tarla arazisi 303 bin, sebzelik 57 bin, meyvelik 27 bin, bağlar 9 bin ve zeytinlik 34 bin hektar.
Bursa'da 2000 yılında en fazla tarımsal gelir, meyve ürünl
erinden sağlanmıştır. Meyve ürünlerinin tarımsal gelir içindeki payı %28'dir. Bu pay, sebzede %24, hayvan ürünlerinde %22, tarla ürünlerinde %21, tavuk, arı ve ipekböceğinde %4 ve su ürünlerinde %1'dir. Bursa'da büyükbaş hayvancılığa doğru bir yönelme gözlenmektedir. İlin çayır ve mera varlığının yetersizliği nedeniyle özellikle büyükbaş hayvancılıkta açık ve kapalı ahırlarda entansif yetiştiricilik yaygındır. İlin hayvan varlığı şöyledir: Koyun 305 bin, kıl keçisi 78 bin, sığır 144 bin, kültür ırkı 78 bin, tavuk (yumurtacı) 2 milyon, tavuk (broiler) 1 milyon 640 bin adet.

Türkiye'de üretilen salçanın %65'i, yine üretilen meyve suyunun %26'sı ve dondurulmuş gıdanın %70'i Bursa'da üretilmektedir. Verilerden anlaşılacağı üzere tarımsal üretimde de Bursa'nın üst düzeyde olduğu görülmektedir.

İpekyolu'nda bir mola
(Ticaret)
Bursa 15. yüzyıldan itibaren, Osmanlı Devleti'nin olduğu kadar dünyanın da önemli bir iplik ve dokumacılık merkezi idi. Bursa sadece bir üretim merkezi değil, ipek ürünlerinin dünyanın dört bir yanına dağıtılan merkezi konumundaydı. Bursa kumaşları da dünyanın her tarafında satılırdı. Bursalı tüccarlar ipek sayesinde oldukça zengin idi. Anadolu'nun önemli yollarının Bursa'dan geçmesi, ticaretin gelişmesini sağlayan bir unsurdu. Bursa 1561 yılında, 333.119 akça nakit yekûnuyla, İstanbul'un dörtte biri kadar değer üretmekteydi.

İlk aşamada ham ipek İran'dan; Erzincan, Tokat ve Ankara yolu ile Bursa'ya gelip işlenirdi. 15-16. yüzyıllarda Bursa, dünyanın ipek ve baharat yollarının geçtiği çok önemli bir ticaret merkezi idi. Ancak 1587 yılında, Bursa'da ipekli dokuma tezgahlarının dörtte üçü işlemez duruma gelince durum biraz değişmişti. I. Meşrutiyet öncesinde, yılda 172 milyon kuruş ile en büyük ham ipek dışsatımını Bursa yapmaktaydı. 19. yüzyılın ikinci yarısında Bur¬sa'dan yapılan ihracatın %90'ı Fransa'ya yapıl¬dığı gibi, bu ihracatın tümü kozadan çekilmiş ipek ipliği ve ipek böceği kozasından oluşuyor¬du.

Asırlardır Bursa çarşısı sadece fiziksel bir mekan değil, kendi içinde işlevler ve kurumlar bütünü olan bir sistemdi. İçinde İpek Kapanı, Un Kapanı gibi ürünlerin tespit, tescil ve tartımının yapıldığı; vergilerin toplandığı hanlar da vardı. Bu kapanlar da Kapalıçarşı içinde ayrı birer birimdi. Çarşıdaki her birim kendi içinde bağımsız olup kendi yöneticileri vardı. Devlet bu işler için, esnafın kendi içinden seçtiği görevliler atamaktaydı. Satılan ürünlerin kalitesi ve fiyatlarını da işte bu yöneticiler denetlemekteydi.

Türkiye'deki İşyerlerinin yüzde 4'ü Bursa'da
DİE verilerine göre Bursa'da 78 binin üzerinde işyeri bulunmakta ve bu sayı Türkiye genelinin yüzde 4'üne tekabül etmektedir. Sınaî üretim yapan çeşitli ölçeklerde atölye, imalathane, fabrika sayısı yaklaşık 30.000; ticaret ile uğraşan işyeri sayısı da 48.000 civarındadır. Tekstil ve Konfeksiyon firmalarının oranı % 23,7; İnşaat firmalarının oranı % 19; Gıda ve Tarım sektörünün oranı % 13; Otomotiv firmalarının oranı ise 7,2'dir. Ayrıca Gemlik'te kurulan Bursa Serbest Bölgesi (BUSEB), halen 183 firmanın faaliyet gösterdiği ve 2004 sonu itibariyle toplam 3.711 kişiye istihdam sağlayan modern bir endüstri merkezi niteliğini taşımaktadır.
Dikkat : İhracat 2005 yılı ilk 7 aylık veriler KUTU girecek

İhracat Üssü Bursa...
Bursa, Batı'ya ve limanlara yakınlığı nedeniyle sanayileşme ve ihracatta artıları çok fazla olan bir şehirdir.
Bursalı firmalar, geçtiğimiz 5 yıllık periyotta önemli ihracat rakamlarına imza atmışlardır. Türkiye'nin 4. büyük ili olan Bursa, Türkiye ekonomisinin gelişmesinde aktif bir role sahiptir. İhracat yönüyle döviz girdisi sağlanması ve sanayi alt yapısının güçlenmesine yönelik katkılarla Bursa, ekonomik açıdan sürekli bir dinamizm içindedir. Bursa, Türkiye ihracatında önemli bir konumdadır. Bursa'nın ihracat potansiyeli her geçen gün artan bir seyir izlemektedir. Bursa, Türkiye ihracatının yaklaşık % 6'sını tek başına gerçekleştirmektedir. Bursa'nın araç ihracatı, Türkiye'nin toplam araç ihracatının % 69'unu karşılamıştır. BTSO öncülüğünde 2001 yılında kurulan Bursa Serbest Bölgesi, 2004 yılı sonu itibariyle 2 milyar 225 milyon dolarlık dış ticaret hacmine ulaşarak Türkiye genelinde serbest bölgeler itibariyle 5. sıraya yerleşmiştir. 2002 yılı itibarıyla 6 milyar dolar olan Bursa'dan yapılan ihracat, 2003 yılında 10 milyar doları aşmıştır.

Ve Avrupa Yolunda Bursa
Ulusal ve uluslar arası birçok kuruluşa üye olan Bursa, Avrupa Şehri Ödülü almasının yanında, Dünya Sağlık Örgütü-Sağlıklı Şehirler Projesi kapsamında Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı'nın da üyesidir. Bursa, AB sürecinde, tüm kurum ve kuruluşlarıyla Avrupa'ya hazırlanmaktadır. Birçok uluslararası kuruluş tarafından Bursa, daha şimdiden Avrupa şehri kabul edilmiştir.

Bursa, uluslararası bir bağ kurarak karşılıklı anlayış ve dostluğu geliştirmek; ekonomi, kültür, eğitim, kentsel gelişim gibi alanlarda ortak çalışmalar yürütmek amacıyla Çin'den ABD'ye, Finlandiya'dan Pakistan'a kadar, birçok ülke kentiyle kardeş kent antlaşması imzalamıştır.